Hangi Dili Konuşuyorsun? Neşe, o gün keyifli bir sabaha “merhaba” diyerek güne başlamıştı. İşe giderken ilk durağı, metro istasyonuydu.
Bugün iş yerinde yapacaklarını planlayarak treni
bekliyordu. Treni beklerken bir anda eski günler aklına düşüverdi. Eski eşi
Mehmet ile yürümeyen evlilik öyküsü...
Ne de zor günlerdi...
Kendisini yapayalnız ve biraz da incitilmiş hissediyordu…
Bu duyguları biraz buruk anımsarken, bir yandan da şükür
ederken buldu kendisini. O esnada karşıdaki reklam panosu ilişti gözüne…
“Her dil tercüme edilir”
“Nasıl yani, bu ne demek olabilir?” diye geçirdi içinden. Evliliğin dilini 23 yıl
uğraşmış yine de tercüme edememişti. “Bir evlilikte nasıl tatlı tatlı birbirini
anlayarak güzel bir ilişki sürdürülebilir?” O zamanlar bu cevabı bulamamıştı
şimdi bu panoda yazanları gülümseyerek karşıladı.
Mehmet aynı bölümde yan sınıftan arkadaşıydı. Neşe her
gün okul, yurt arasında mekik dokurken Mehmet kahve, bar arasında mekik
dokumayı tercih ediyordu. “Büyük şehir, insanları kandırırlar aman kızım
kimseye güvenme.” Annesinin sözü kulağında küpeydi Neşe’nin.
Neşe, Mehmet’in bir çift güzel sözüne, Allah vergisi
güzel renkli gözlerine kandı. Bu öykü öyle başladığı gibi sürmedi. Yıllar
geçtikçe o çocuksuluk asiliğe, hırçınlığa, kavgacılığa dönüştü Neşe’de.
Anlayamıyordu bir türlü, hem Mehmet’ten nefret ediyor, hem de bir türlü ondan kopamıyordu.
Kavgalar hiç durulmuyordu hayatlarında. Şimdi dönüp baktığında “nasılda onsuz
yapamayacağımı zannetmişim” diye şu anına şükürler ediyordu.
İki kişilik başlayan oyun, tek kişilik bir monoloğa
dönmüştü. İlişkileri yürümüyordu. Neşe, Mehmet için türlü türlü fedakarlıklar
yapıyordu ama ne yapsa bir türlü yaranamıyordu Mehmet’e… Ne yapacağını
şaşırmıştı. Yanlış tercih yaptığını ancak başka bir kadın uğruna terk
edildiğinde anlayabildi Neşe. Anlaması görmesi hiç de kolay olmamıştı.
Neşe, geçmişini düşünürken; “Yanlış kişi ile başlayan bir
sürecin sonu hep hüsran, yanlış kapıdan girilen yerlerin sonu çıkmaz sokak…”
diye geçirdi içinden…
Hayat; biz dengede olmadığımızda yanlış kişileri tercih
ederek yanılacağımızı öğretir. Biraz maliyetli, acı tecrübelerle...
Keşke evlenmeden önce evliliğin dilini öğreten birileri
olsaydı. Keşke yılları daha verimli ilişkilerle dolu dolu geçseydi ve daha az
hata yapan olsaydı…
“Her dili bilemem ama evliliğin dilinin tercüme
edilmesine toplum olarak kesinlikle ihtiyaç var.” dedi Neşe, çevredekilerin
şaşkın bakışları altında. Dışından konuştuğunu o zaman fark ederek biraz da yüzü
kızararak tebessümle çevresine baktı, tren istasyondan uzaklaşırken...

Ellerinize sağlık, çok faydalı bir yazı olmuş...
YanıtlaSilÇok anlamlı bir yazı olmuş. Gerçekten evliliğin dilini bilmeye ihtiyaç var. :)Yazanın kalemine sağlık.
YanıtlaSilHer dil tercüme edilemiyor maalesef. Çok anlamlı bir yazı olmuş.
YanıtlaSil